Ne basit şeylere üzülüp dert ediyoruz değil mi? Oysa ben bunu yapmayacağıma dair kendime sanırım 10 sene kadar önce söz vermiştim.Asla asla yapmayacağım diye.Rutin diye şikayet ettiğimiz çoğu şeyin aslında ne kadar değerli ve önemli olduğunu düşünmüş ve bunu yaşamıştım.
Ama şu anda bakıyorum da, sözler unutulmuş.Unutmamak lazım.Bu akşam izlediğim bir film bana bunu yine ta içimi acıtarak hatırlattı. Basit olanın güzel olduğunu, hayatta en değerli şeyin sağlık ve huzur olduğunu hatırlattı.
Ne kadar önemli sağlık ve huzur.Asla parayla satın alamayacağımız iki önemli şey.Sağlık ve huzur.
Şimdi okumaya bir ara verin ve sahip olduğunuz şeyleri bir düşünün.Şöyle kabaca elinizin parmaklarıyla sayın.Bırakın mevkiyi, evi, arabayı, parayı.Örneğin evinize girdiğiniz anda hissettiğiniz ilk duygu ne onu düşünün.Eşinizi, varsa çocuklarınızı veya sevdiğiniz şeyleri düşünün. Ne bileyim bu, beslediğiniz bir kedi de olabilir, bir kaplumbağa da olabilir.Sizi mutlu eden, size değerli ve önemli olduğunuzu hissettiren, size ihtiyaç duyan sevgi dolu gözlerle gözünüzün içine bakanları düşünün. Var mı?
Evet var diyebiliyorsanız mutlusunuz işte gerisi tırı vırı.Hani olmasa da olur cinsten şeyler.Korkmadan dertleşip, sır verebileceğiniz bir dostunuz var mı? Ne mutlu size, işte bir mutluluk sebebi daha. Veya gece sıcak yatağınıza rahat bir vicdanla yatabiliyor musunuz? Bu da mutluluk verici bir durum.
Güzel bir müziği ta içinizde çalan bir orkestra, mutfakta şarkı mırıldanarak ocağın başında yemek yaptığınız sevdikleriniz, hasta olduğunuzda size bir sıcak çorba yapacak bir komşu, acınızı paylaşan gerçek dostlar var mı?
Başına gelmeden başınıza geleni anlayacak cinsten yakınlarınız, deli gibi kahkahalar atıp birlikte saçmalayabildiğiniz bir dostunuz var mı? Saçmalıklarınıza gülüp size omuz veren bir aileniz var mı?
Bunlardan bir veya bir kaçına evet diyebiliyorsanız mutlusunuz demektir. Mutluluk insanın içinde, orada hep var tek sorun onu dışarı çıkarmak ve elimizdekileri görüp şükür etmekte gizli bana göre.